| Titre : |
Devlet-ulustan federasyona |
| Titre original : |
[De l'État-nation à la fédération] |
| Type de document : |
texte imprimé |
| Auteurs : |
Mehmet Şehmus Güzel, Auteur |
| Editeur : |
Istanbul [Turquie] : Kardelen |
| Année de publication : |
2010 |
| Importance : |
101 p. |
| ISBN/ISSN/EAN : |
978-975-6585-40-5 |
| Langues : |
Turc (tur) |
| Mots-clés : |
Politique État-nation Fédération |
| Index. décimale : |
0350 Lêkolînên li ser neteweperweriyê | Études sur le nationalisme | Nationalism studies | خوێندن سەبارەت بە نیشتیمانپەرستی |
| Note de contenu : |
Avrupa'da devlet-ulus yaratmaya kalkanlar başaramayınca devlet yapılarını defalarca bakım ve onarıma aldılar, düzelttiler, ona yeni biçimler verdiler. Kimi bölgesel özerk yönetimlere, kimi federal yapıya yöneldi.
Avrupa'nın birçok devletinde bu gelişmeler 1940?lı yılların ikinci yarısından itibaren hız kazandı. Devletler merkezi yetkilerinin kimini bölgesel özerk birimlere devrettiler.
Bu değişimler dizisi kimi devlette 1960'larda, kiminde 1970'lerin sonunda ve özellikle 1980?lerde yeni boyutlar kazandı. Tarihi açıdan neredeyse her yirmi yılda devlet yapılarında reform yapıldı. Halkların istekleri kadar dünyadaki değişimler, toplumsal, bilhassa kültürel ve ekonomik ihtiyaçlar da bunu zorunlu kılıyordu.
O günlerden bugünlere devlet-ulusların çatırdağı artık bir devlet sırrı değil. Bunun sonucu kimi akıllı, öngörücü, tatsız ve belki dramatik olayları önlemeyi arzulayan yöneticiler devlet-uluslarının yerle yeksan olmasını önlemek için bizzat tedbir almayı tercih ettiler.
Devletlerin belli zaman dilimleri sonrasında tepeden tırnağa gözden geçirilmesi şart. Çünkü devletler bir süre sonra günün ihtiyaçlarına yanıt veremez, bizzat kendi kendilerine biçtikleri görevleri artık yerine getiremez olabiliyor. Yakın ve uzak tarih bunun birçok örnekleriyle doludur. Tarih hatta bu bağlamda çağına, gününe, zamanına ayak uyduramamış, yurttaşlarının arzularına kulaklarını tıkamış, yurttaşlarının arzularına zamanında ve gereken yanıtı verememiş ve bunların sonucunda tepetaklak olmuş veya tepetaklak edilmiş devletler çöplüğüdür biçiminde bile tanımlanabilir.
Geçen zaman yeni ihtiyaçlar yarattığı gibi, devlet-ulus türü devletlerin kendi kendilerine biçtiği kimi « görevlerinin » artık çağdışılaştığı, gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı da anlaşılıyor. Bu doğaldır. Doğal olmayan bunun farkına varılmaması veya farkedilmesine rağmen gerekli bakım ve onarımın zamanında gerçekleştirilmemesidir.
Çözüm ya tek başına aranır. Ya toplumun temsilcileriyle. Dünyada ve, bize yakın olması nedeniyle kötü örnekleri aynen alınan ve yıllar geçse bile değiştirilmeyen oysa iyi örnekleri maalesef görmemezlikten gelinen veya hiç bilinmeyen, Avrupa’da gidiş bu yöndedir.
Avrupa’da bugün devlet-ulus yapısı tümüyle terkedilmiştir, federal yapılı, yerinden yönetilen devlet yapıları benimsenmiştir. Avrupa’da çokdillilik, çokkültürlülük, çokrenklilik esastır.
Hızlı kalkınmak, büyümek, rekabet edebilmek, « kendi renklerini savunabilmek », çağın gereklerine yanıt vermek, işsizliğe çare bulmak, yatırımların ülkenin bütün bölgelerinde adil, dengeli ve eşit bir biçimde yapılabilmesini sağlamak, kültürel açıdan boşlukları doldurmak, gelişmek, gelirlerin ve zenginliklerin adil dağılımını garanti altına almak için reform gerekliydi. Ve her gerektiğinde de yapıldı. Bugün bizde de örnek alınması gereken noktalardan biri budur. |
| Permalink : |
https://pmb.institutkurde.org/opac_css/index.php?lvl=notice_display&id=6909 |
Devlet-ulustan federasyona = [De l'État-nation à la fédération] [texte imprimé] / Mehmet Şehmus Güzel, Auteur . - Istanbul [Turquie] : Kardelen, 2010 . - 101 p. ISBN : 978-975-6585-40-5 Langues : Turc ( tur)
| Mots-clés : |
Politique État-nation Fédération |
| Index. décimale : |
0350 Lêkolînên li ser neteweperweriyê | Études sur le nationalisme | Nationalism studies | خوێندن سەبارەت بە نیشتیمانپەرستی |
| Note de contenu : |
Avrupa'da devlet-ulus yaratmaya kalkanlar başaramayınca devlet yapılarını defalarca bakım ve onarıma aldılar, düzelttiler, ona yeni biçimler verdiler. Kimi bölgesel özerk yönetimlere, kimi federal yapıya yöneldi.
Avrupa'nın birçok devletinde bu gelişmeler 1940?lı yılların ikinci yarısından itibaren hız kazandı. Devletler merkezi yetkilerinin kimini bölgesel özerk birimlere devrettiler.
Bu değişimler dizisi kimi devlette 1960'larda, kiminde 1970'lerin sonunda ve özellikle 1980?lerde yeni boyutlar kazandı. Tarihi açıdan neredeyse her yirmi yılda devlet yapılarında reform yapıldı. Halkların istekleri kadar dünyadaki değişimler, toplumsal, bilhassa kültürel ve ekonomik ihtiyaçlar da bunu zorunlu kılıyordu.
O günlerden bugünlere devlet-ulusların çatırdağı artık bir devlet sırrı değil. Bunun sonucu kimi akıllı, öngörücü, tatsız ve belki dramatik olayları önlemeyi arzulayan yöneticiler devlet-uluslarının yerle yeksan olmasını önlemek için bizzat tedbir almayı tercih ettiler.
Devletlerin belli zaman dilimleri sonrasında tepeden tırnağa gözden geçirilmesi şart. Çünkü devletler bir süre sonra günün ihtiyaçlarına yanıt veremez, bizzat kendi kendilerine biçtikleri görevleri artık yerine getiremez olabiliyor. Yakın ve uzak tarih bunun birçok örnekleriyle doludur. Tarih hatta bu bağlamda çağına, gününe, zamanına ayak uyduramamış, yurttaşlarının arzularına kulaklarını tıkamış, yurttaşlarının arzularına zamanında ve gereken yanıtı verememiş ve bunların sonucunda tepetaklak olmuş veya tepetaklak edilmiş devletler çöplüğüdür biçiminde bile tanımlanabilir.
Geçen zaman yeni ihtiyaçlar yarattığı gibi, devlet-ulus türü devletlerin kendi kendilerine biçtiği kimi « görevlerinin » artık çağdışılaştığı, gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı da anlaşılıyor. Bu doğaldır. Doğal olmayan bunun farkına varılmaması veya farkedilmesine rağmen gerekli bakım ve onarımın zamanında gerçekleştirilmemesidir.
Çözüm ya tek başına aranır. Ya toplumun temsilcileriyle. Dünyada ve, bize yakın olması nedeniyle kötü örnekleri aynen alınan ve yıllar geçse bile değiştirilmeyen oysa iyi örnekleri maalesef görmemezlikten gelinen veya hiç bilinmeyen, Avrupa’da gidiş bu yöndedir.
Avrupa’da bugün devlet-ulus yapısı tümüyle terkedilmiştir, federal yapılı, yerinden yönetilen devlet yapıları benimsenmiştir. Avrupa’da çokdillilik, çokkültürlülük, çokrenklilik esastır.
Hızlı kalkınmak, büyümek, rekabet edebilmek, « kendi renklerini savunabilmek », çağın gereklerine yanıt vermek, işsizliğe çare bulmak, yatırımların ülkenin bütün bölgelerinde adil, dengeli ve eşit bir biçimde yapılabilmesini sağlamak, kültürel açıdan boşlukları doldurmak, gelişmek, gelirlerin ve zenginliklerin adil dağılımını garanti altına almak için reform gerekliydi. Ve her gerektiğinde de yapıldı. Bugün bizde de örnek alınması gereken noktalardan biri budur. |
| Permalink : |
https://pmb.institutkurde.org/opac_css/index.php?lvl=notice_display&id=6909 |
|  |